TÜRKİYEMBİR İLE ARJANTİN CIARA-CEC ARASINDA YEM HAMMADDELERİ TİCARETİ TOPLANTISI DÜZENLENMİŞTİR
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEMBİR) ile Arjantin hububat ve yağlı tohum ürünleri ihracatını temsil eden CIARA-CEC (Cámara de la Industria Aceitera de la República Argentina – Arjantin Bitkisel Yağ Sanayii Odası ve Centro de Exportadores de Cereales – Hububat İhracatçıları Merkezi) arasında, iki ülke arasındaki yem hammaddesi ticaretinin ele alındığı çevrim içi istişare toplantısı 13 Ağustos 2026 Perşembe günü gerçekleştirilmiştir.
Türkçe–İspanyolca eş zamanlı tercüme imkânı sağlanarak yürütülen toplantıya, Arjantin Cumhuriyeti Büyükelçisi Sn. Pablo José Rodríguez Brizuela, Arjantin Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Sn. Maximiliano Romanello, CIARA-CEC Başkanı Sn. Gustavo Idígoras, CIARA-CEC Ekonomik ve Ticari İşler Müdürü Sn. María Marta Rebizo, Birliğimizi temsilen Başkanımız Sn. M. Ülkü Karakuş ve Genel Sekreterimiz Dr. Serkan Özbudak ile Arjantin ve Türkiye'den yem hammaddesi ticareti ile ilgilenen kuruluş temsilcileri ve Birliğimiz üyeleri olmak üzere toplam 30 kişi katılmıştır.
Yapılan Sunumlar
Toplantıda CIARA-CEC tarafından “CIARA Kurumsal Tanıtım Sunumu” ile “CIARA-CEC Ticarileştirme Standartları” başlıklı iki sunum gerçekleştirilmiştir. Sunumlarda; CIARA ve CEC'in 28 üretici ve ihracatçı firmayı bünyesinde barındırdığı, Arjantin'in yağlı tohum kırma kapasitesinin ve hububat, bitkisel yağ ile küspe ihracatının %95'ini temsil ettiği, Arjantin'in soya yağı ve soya küspesinde dünya birincisi; mısır, sorgum ve soya fasulyesinde ilk üç; ayçiçeği yağı, ayçiçeği peleti ve arpada dördüncü; buğdayda ise beşinci ihracatçı konumunda bulunduğu belirtilmiştir. Paraná Nehri üzerindeki 70 km'lik Rosario koridorunun dünyanın en önemli yağlı tohum işleme merkezi olduğu, ürünlerin 60'ın üzerinde uluslararası pazara arz edildiği ve tarım alanlarının %90'ından fazlasında doğrudan ekim (no-tillage) sisteminin uygulandığı ifade edilmiştir.
Standartlara ilişkin sunumda; Arjantin ihraç ürünlerinin SENASA ve SAGyP mevzuatı kapsamındaki ulusal standartlara, GMP+ ve ISO 9001 belgelendirmelerine ve HACCP ilkelerine uygun olarak arz edildiği; buğday, mısır, arpa ve sorgumda geçerli derecelendirme toleransları ile soya küspesi, ayçiçeği küspesi peleti, ham soya yağı ve ham ayçiçeği yağına ilişkin protein, yağ, selüloz, rutubet, serbest yağ asitliği ve kum/silis kriterleri ile bunlara bağlı iskonto ve ret esasları ayrıntılı olarak aktarılmıştır.
TÜRKİYEMBİR adına Başkanımız Sn. M. Ülkü Karakuş tarafından yapılan sunumda ise; Birliğimizin 1974 yılında kurulduğu, Türkiye'nin toplam karma yem üretiminin %80'ini temsil eden üye fabrikaları bulunduğu ve FEFAC üyesi olduğu belirtilmiş; Türkiye'nin 30,7 milyon tonluk karma yem üretimi ile dünyadaki konumu, sektörün hammadde ihtiyacı ve 2025 yılı ithalat yapısı paylaşılmıştır. Sunumda, incelenen 17 üründe Türkiye'nin 22,3 milyon tonluk ithalatının yalnızca %2,8'inin Arjantin'den karşılandığı; Arjantin'in pratikte tek kalemde — 628.125 ton ve %66 pay ile soya küspesinde — birinci tedarikçi konumunda olduğu; buğday, mısır, kepek, ayçiçeği tohumu küspesi ve arpa gibi başlıca kalemlerde Arjantin payının sıfır olduğu ve bu ürünlerin %62–98'inin Rusya ve Ukrayna'dan tedarik edildiği ortaya konulmuştur. Hasat takvimi farkının (Arjantin: Mart–Temmuz, Karadeniz: Temmuz–Eylül) iki kaynağı rakip değil tamamlayıcı kıldığı vurgulanmıştır.
Değerlendirmeler
Toplantıda Türkiye'deki katılımcılar tarafından, hammadde ticaretinin geliştirilebilmesi için Türkiye'de biyoteknolojik (transgenik) ürünlerin onaylanması konusunda AB ile uyumun sağlanması gerektiği; Türkiye'de hâlihazırda genetik yapısı değiştirilmiş ve yalnızca yemlerde kullanım amacıyla 36 ürünün onaylı olduğu, ancak dünya genelinde hem gıda hem yemlerde bu rakamın 400'ler seviyesinde bulunduğu; bu durumun onaysız ürünlerin bulaşması riskini doğurduğu ve özellikle Arjantin'den mısır ile mısır yan ürünleri ithalatını zora soktuğu belirtilmiştir.
Navlun maliyetlerinin yüksekliğinin de ticaretin önünde bir engel teşkil ettiği; Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya'dan daha çok ithalat yaptığı, ancak bu ülkelerdeki savaş nedeniyle Arjantin'den özellikle ayçiçeği küspesi ithalatı bakımından bir fırsatın bulunduğu ifade edilmiştir. Bu fırsatın değerlendirilebilmesi için pestisit ve diğer kriterlerdeki şartların sağlanması gerektiği; Arjantin'den gelen ayçiçeği tohumunda pestisit kalıntı sorunu bulunduğu ve bu durumun ithalatı zorlaştırdığı, ürünlerin AB normlarına uygun hâle getirilmesi gerektiği dile getirilmiştir. Uygun fiyat ve kalite kriterlerinin sağlanması durumunda bu ürünlerin de ithal edilebileceği belirtilmiştir.
Arjantin soya küspesinin çok kaliteli ve uygun fiyatlı olması nedeniyle tercih edildiği; ithal edilen soya küspesinin bir miktarının da Türkiye'ye komşu Irak, İran ve Suriye gibi ülkelere ihracatının yapıldığı vurgulanmıştır.
Toplantının sonunda, gelecekteki iş birliklerinin artırılmasına yönelik olarak kurumlar arasındaki iş birliğinin sürdürüleceği dile getirilmiştir.


